İNSAN DÜŞÜNEN VARLIKTIR.
13 Mart 2013 Çarşamba
8 Mart 2013 Cuma
29 Aralık 2012 Cumartesi
HERKES KENDİ MERKEZİNDEN BAKAR, DOĞAL OLARAK "KENDİ MERKEZLİ" GÖRÜR...
Fizikçi, matematikçi,kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet, bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır.Hemen yakında ki
bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi
bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz
ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde
toplanır. Soba yerden 1 m. kadar
yukarıda, altındaki dizili taşların
üzerindedir.Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma
başlar.
Kimyacı: “Adam sobayı yükselterek
aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece
daha kolay yakmayı amaçlamış”;
Fizikçi: “Adam sobayı yükselterek
konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş”;
Jeolog: “Burası tektonik hareketlilik
bölgesi olduğundan, herhangi bir deprem
anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını
sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış”;
Matematikçi: “Sobayı odanın geometrik
merkezine kurmuş, böylece de odanın
düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış”;
Antropolog: “Adam ilkel topluluklarda
görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi
olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarı
kurmuş.” der.
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona
sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:
“Boru yetmedi de efendim!”
İNSANLARI ANLAMAK ZORDUR...
HERKES KENDİ MERKEZİNDEN BAKAR, DOĞAL OLARAK
"KENDİ MERKEZLİ" GÖRÜR...
NE KADAR FARKLI BAKARSAK BAKALIM, ORTAK PAYDAMIZ
İNSAN
OLMAKTIR VE İNSANIN İNSANLIĞA İNSAN OLMAKLA
GETİRDİĞİ BİR
BORCU VARDIR, HOŞGÖRÜ VE ADALET...
20 Aralık 2012 Perşembe
11 Aralık 2012 Salı
6 Aralık 2012 Perşembe
Hiç Biri Bizim Değil!
Aldığımız nefesi geri veriyoruz, tabi kirletilmiş olarak.
Seviştiğimiz
bedenler bizim değil, güç veren ve biz olmayan bizler yaratan her şeyi satın
alabilen para, bizim değil. Madem bütün duygular gelip geçiyor; hazlar,
öfkeler; aşklar, nefretler bizim değil. Kelimeleri bile hangi kombinasyonda
kurarsak kuralım, cümleler bizim değil.
En
özelimiz sandığımız beden bile toprağa dönüşüyorsa, bu yaşam bizim değil.
Oysa
ne yürekler paralandı aşk uğruna, toprak parçaları can aldı, gözyaşları ile
yıkandı kaç umut.
Boşuna
bunca çaba.
Ömrünü
harcadığın koltuk takımları, buzdolabı, hep daha fazlasını isteyen o insani
hırs, parçalanan dostluklar, eski aşklar boşuna. Hiçbir şeye sahip olmak için
bunca çaba. Savaşlar, açlıklar, katliamlar boşuna.
Ruhunu
götürebildiğin bile meçhulken gidişinde, hiçbir şey bizim değil.
Bu
çaba boşuna...
Candan
Ünal
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




