İNSAN DÜŞÜNEN VARLIKTIR.

6 Ekim 2020 Salı

LÜFERİN SEYRİ

 


LÜFERİN SEYRİ :

Karadeniz'de çıkar yumurtadan,
Ağaç yaşken eğilir misali daha 3cm boyundayken bile
ilaryaları kovalayacak cesarettedir.
Büyür, o yağlı güzel karadeniz hamsisini yemeye başlar,
hemde daha DEFNE YAPRAĞI'yken...
Samsun, Sinop, Kastamonu derken Zonguldak, Düzce geçilir
bir de bakmışsın ki bizim ufaklık delikanlı bir ''ÇİNEKOP'' olmuş,
Heyecanla beklediği memleketine, İstanbul boğazına girer çinekoplar,
Bu sefer boğazın en lezzetlisi istavritlerine göz koyar doyurur kendini
iyice boy atar, olur sana yağlı bir ''SARIKANAT''
Artık tam bir predatördür kendi cinsi dahil uçan, kaçan her balığı
jiletten keskin dişleri, çeliği kesen güçlü çenesiyle tek darbede parçalar.
Bu hırçınlık ve beslenme alışkanlığı bizimkine yarar, boğazda akıntılarda
yüze yüze iyice parlayan belirginleşen pullarıyla
Endamı güzel, kendisi güzel bir LÜFER olur.
Artık babayiğittir, gören balıklar aman diler yüzüşünden,
Gecelerin adamıdır gafil avlar koca koca kefalleri, zarganaları.
Boğaz dar gelir marmara'da eser geçer KOFANA olur.
Çanakkale'yi geçer bir selam çakar Seddülbahir'e, çıkar Ege'ye...
Balık çiftliklerinde bekçilik yapmaya başar, kaçanı affetmez ispendekleri,
lidakileri çekirdek gibi yer, öyle olunca ona SIRTIKARA derler...
Öyle bir balıktır ki,
Doğumundan, ölümüne neredeyse..
Her santim büyümesinde ismi değişir.
* Defne yaprağı
* Çinekop palazı
* Çinekop
* Kaba Çİnekop
* Sarıkanat
* Lüfer
* Kaba Lüfer
* Kofana
* Sırtıkara...
Her boyda ismi değişse de değişmeyen tek şey, kaderidir.
Bu bizim balığımız, ve artık yok olmakla yüz yüze.
Bugün Bu balığı yaşatmak, öldürmekten çok daha kıymetli...
ZAMANI !
Öykü bu ya !
Köyün İmamı vaazlarında sık sık içki, kumar ve sigaranın kötülüklerinden söz eder..
Cemaat cami çıkışı kapıda İmam'ın yolunu keserler..
- Hocam ! siz sık sık içki,sigara,kumarın kötülüklerinden söz ediyorsunuz da ! İçki sizin oğlanda ! kumar sizin oğlanda ! sigara sizin oğlanda ! bizim oğlanları da sizin oğlan ayartıyor. Sizin oğlanı vazgeçirebilseydiniz..
Hoca eve gider, oğlunu karşısına alır ,olanları bir bir anlatır.
- Oğlum ! gel vazgeç. Yoksa ! ya başka yere tayin isteyeceğim ya da görevi bırakacağım..
Oğlu dikkatle dinler,
- Haklısın Babacığım. Yalnız bir koşulum var bu akşam birlikte içelim sonra dilime deyirmeyeceğim, sigarayı bırakacağım kumara tövbe edeceğim..
İmam düşünür,ne yapsın kabul eder..
Akşam oğlan mangalı yakar,üç beş LÜFER ,kavun keser,iyisinden beyaz peynir, yetmişlik boğma rakı masayı donatır.
İmam bir tövbe estağfurullah çeker ve oğluna eşlik eder.
Gece yarısına doğru içkiler,mezeler biter oğlan masayı toplarken,
- Teşekkür ederim Babacığım,beni kırmadın ! ben de sözümde duracağım,seni mahçup etmeyeceğim..
İmamın keyfi yerinde oğluna döner,
- Bak oğlum ! kumarı bırak ! sigarayı bırak ! ama rakı için acele etme,şu LÜFER mevsimi geçiversin...
(Alıntı)

13 Eylül 2020 Pazar

Çok bir şey mi?..

 

Aslında misafiri olduğumuz dünyanın, doğasında,toprağında egolarımızın esiri olarak herşeyi kirletiyoruz. önce benliğimizi,karakterimizi,

Sonra tüm insani vasıflarımızı,değerlerimizi,bakışımızı ve en son çocuklarımızın geleceğini, yarınları..

Egolarımız; ben, ben olmalı,bensiz olmaz diye boşuna bir kavga halinde oysa ki dünya varolduğundan beri sensiz de var oldu,olmaya devam etmekte..
Oysa ki sen eşsiz değilsin atom sen değilsin ki parçalayanın teorisi sensin.
Karakterin muhteşemdir sana göre, ama başkasına göre karakterini belirleyemezsin..o zaman kişiliğin oluşmamış karaktersizliğini haberin olmadan tescil eden sensin...
İnsani vasıflarımız nelerdir, insan ol,insanca yaşa,dünyaya,toprağa,doğaya,hayvana,kendin gibi olmayanlara da saygılı ol..Empati kültürünü geliştir..Yarınları düşün ve çocuklara yaşanabilir dünya bırak..

Çok bir şey mi?..
Ozanca

29 Ağustos 2020 Cumartesi

30 Ağustos Zafer Bayramını kutlarım...

 


30 Ağustos 1922'de Dumlupınar'da Gazi Mustafa Kemal'in başkumandanlığında silah arkadaşlarıyla, emperyalizmin yabancı ve yerli işbirlikçilerine karşı Büyük Taarruzun zaferle sonuçlanmasıyla bağımsızlığımızı kazandığımız,

30 Ağustos Zafer Bayramını kutlarım...
Büyük Taarruzda yitirdiğimiz 15.055 vatanseveri, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, ve Silah Arkadaşlarını saygıyla selamlarım..

5 Temmuz 2020 Pazar

RAKIYA GÜZELLEME






Düşünün,
Bandırma'da yaşıyorsun Manyas Kelle peyniri ile Misakça kavunun yanında Fava, Lakerda, Deniz Börülcesi, Haydari, Babagannuş, Ezme Salata, Tarama, Paçanga, Kalamar, Kabak Çiçeği Dolması, Enginar, Hindibağ, Şakşuka ve bir duble rakı yok hayatında..
Rakısız imambayıldı olur mu?..
İmam bayıldıysa rakı içerek bayılmıştır o da uyumunun lezzetine ki, çok hoşuna gittiği için bayıldı demişlerdir..
Sonra zamanı geldi sayılır, Sardalye balığının mangaldaki dansına,
Sevmeyenlere denizin kuru fasulyesi istavrit, olmadı mı?
Bandırma'da bir hayli bol uskumru yada omega 3 deposu Norveç uskumrusu...
Ve hayatınızda bütün bunlar yok, o yaşanmış hayat olabilir mi?..
Canınız rakı istedi bi nedenle, ama kederden ama sevinçten, iki kelam edecek dostunuz da yok yalnızsınız!..
Bilenler bilir çağırdın mı Müzeyyen abla hemen gelir "Benzemez kimse sana" diyerek,
yada,
Zeki Müren seslenir muhteşem sesiyle;
Ne zaman iki satır yazmaya kalksam
Hep sana, hep seni, hep bizi yazıyorum
Ne zaman bir kadeh alsam elime
Hep sana, hep seni, hep bizi içiyorum
Her gece kederdeyim durmadan içiyorum
Sevda ektim kalbime yalnızlık biçiyorum.." diye.
Neşet baba kahırlanır "Cahildim Dünyanın Rengine Kandım" diye.
Dincilere acıyorum aslında,
Tüm renklerden,zevklerden ve tatlardan mahrumlar..
O nedenle sanattan, kültürden, estetikten ve önemlisi insani ilişkilerden yani bu dünyayı cennete çevirmek isteyen insanlardan, adaletten, haktan, hukuktan da mahrumlar..
Bir tek duvarları gördükleri için betonu çağdaşlık sanıyorlar,
ozanca

https://www.gercekbandirma.com/bandirmadan-rakiya-guzelleme

31 Aralık 2018 Pazartesi

O kadar güçlüydün ki..

Bir arkadaşım, "O kadar güçlüydün ki,sana derdin var mı diye sormayı" düşünemedim dedi
Oysa ki onu tanıdığımda en zayıf günlerimi yaşıyordum..
ozanca

12 Ekim 2018 Cuma

Limon suyu ve sarımsak karışımı mucizesi !!!

Görüntünün olası içeriği: içecek ve açık hava


Limon suyu ve sarımsak karışımı mucizesi !!!
BUNU YILDA BİR KEZ YAPIN
Özellikle Rus doktorların tavsiye ettiği kalp ve damar hastalıkları reçetesi mucizevi sonuçlar veriyor. Bitkilerle doğal tedavi yöntemine son derece önem veren Rus tıp dünyası, bu formülü yüzlerce yıldır kullanıyor ve son derece başarılı sonuçlar elde ediyor. Limon suyu ve sarımsakla yapılan karışım, damar sertlikleri, damar yağlanması, damar tıkanıklıkları ve tansiyon gibi sorunları kalıcı olarak ortadan kaldırıyor.
Türkiye'deki bazı doktorlar da hastalarına bu formülü öneriyor.
EVİNİZDE KENDİNİZ YAPABİLİRSİNİZ!
- 2 Litre hiç su katılmamış sıkılmış saf limon suyu
- 40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak (Mümkünse Anadolu'da yetiştirilmiş ithal olmayan sarımsaklardan)
- Ağzı sıkı kapanan 2 litrelik kavanoz (2 litrelik pet şişeler de kullanılabilir)güneş ve gün ışığı görmemesi için dışına alüminyum folyo kapatın.
HAZIRLANIŞI
2 Litrelik kavanoz ya da pet şişeyi dolduracak kadar limon satın alın. Limonların suyunu iyice sıkıp şişeye doldurun. Soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp şişenin kapağını sıkıca kapatın. 25 gün boyunca normal ılık bir yerde tutun ve her gün birkaç kez çalkalayın. Yaklaşık 25 gün sonra sarımsakların limon suyunun içinde eridiğini göreceksiniz.
25 gün sonra hazır hale gelen karışımdan her sabah kahvaltıdan yarım saat önce yarım çay bardağı için. Bunu hergün düzenli olarak ve mümkünse aynı saatte yapın. Bu karışımın içine asla başka bir madde (şeker, tuz, tatlandırıcı vs. katmayın)
YÜZDE 100 KANITLANMIŞ FAYDALARI
1- Tüm damar iltihaplarını (vasküler) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor, damar sertliklerini ve hipertansiyonu
önlüyor.
2- Kolesterol ve lipidi düşürüyor, zararlı yağların yakılmasını sağlıyor, kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor.), vücuttaki şeker oranını dengeliyor, pankreasin yenilemesini sağlıyor.
3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinliği yok ediyor ve dokularda ödem oluşmasını engelliyor.
4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisini
yapıyor.
5- Tüm romatizmal iltihabi önleyor, her tür romatizmal ağrıları dindiriyor, kireçlenmeyi önlüyor, eklem yüzeylerinin
yenilenmesini sağlıyor ve her türlü ağrıyı kesiyor.
6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerini yeniliyor, sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını artırıyor, felç ve inme riskini azaltıyor.
7- Vücudun bağışıklık sistemini son derece mükemmel hale getiriyor ve her türlü alerjiyi, özellikle de damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden engelliyor. Kanser oluşumlarına karşı tüm vücudu koruyor.
Dipnot: Kan inceltici kullananlar "dr danışmadan" denemesin,düşük tansiyon problemi olanlar çok dikkat etmeli...
N O T : İlacı hazırlayanın babasının koroner by-pass ile üç damarı değişecekken bu ilaç sayesinde %100 tıkalı damarları açılmış ilaç hazırlandıktan sonra sarımsaklar erir, koku etrafa yayılmaz. Kullanan üç kişi ile görüştüm hep son derece memnun olduklarını adeta gençlik iksiri olduğunu söylüyorlar.
alinti

4 Temmuz 2018 Çarşamba

Düşünün



,Düşünün,
Fava, Lakerda,Deniz Börülcesi, Haydari, Babagannuş, Ezme Salata,Tarama,Paçanga,Kalamar,Kabak Çiçeği Dolması,Enginar,Hindibağ,Şakşuka vs mezelerden bir yada bir kaçı var masada ama bir duble rakı yok hayatında..
Rakısız imambayıldı olur mu?..İmam bayıldıysa rakı içerek bayılmıştır o da uyumunun lezzetine ki çok hoşuna gittiği için bayıldı demişlerdir..
Sonra zamanı geldi sayılır, Sardalye balığının mangaldaki dansına,sevmeyenlere denizin fasulyesi istavrit, olmadı mı Bandırma'da bir hayli bol uskumru yada omega deposu norveç uskumrusu...
Ve hayatınızda bütün bunlar yok, iki kelam edecek dostunuz da yok..
Dincilere acıyorum aslında,
Tüm renklerden,zevklerden ve tatlardan mahrumlar..
O nedenle sanattan,kültürden,estetikten ve önemlisi insani ilişkilerden yani insanlardan,adaletten,haktan,hukuktan da mahrumlar..
Bir tek beynine ördükleri duvarları olduğu için betonu çağdaşlık sanıyorlar,
ozanca